İnsanoğlu, benliğinin bilincine erip mülkiyet edinme çabasına girdiği andan itibaren aslında sahipliğinin bir nişanesi olan sınır olgusu var olagelmiştir. Uygarlık seviyesinde çağ atladıkça daha sofistike bir hale bürünmüş olan teşkilatlanma yeteneği ile, kurduğu sistem gibi sınır meselelerini de daha karmaşık bir hale getirmiştir. Sınırın ötede değil de beride olması adeta bir hakimiyet büyüsü olmuş, asırlar ilerledikçe çatışmalar daha da içinden çıkılmaz bir hale gelerek, bunlardan bazıları sonraki nesillere aktarılmıştır.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
Bu kitap aşağıdaki Dijital Hak Yönetimi (DRM) Koşullarıyla belirlenen süre için kullanılabilmektedir: