Hayattaki yolculuğumuz boyunca duygular , neredeyse kaçınılmaz bir şekilde inançlarımızda ve eylemlerimizde kendilerini göstererek insan yaşamının önemli bir parçası olmuştur. Her ne kadar uzun yıllar mantığın karşısında konumlandırılsa da 20. yüzyıl sonunda yapılan çalışmalar duyguların rasyonalite karşıtı olmadığını göstermiştir. Duyguların siyasetteki rolü sosyal bilimlerde yeni ama sıradışı bir konu olarak giderek ilgi çekmekte ve gelişmektedir.
İçeriğe ait içindekiler bölümünün aktarımı devam etmektedir.
This book is available for the period specified under the following Digital Rights Management (DRM) Terms: